• Selmanh.com | Selman Halid KAHYA

    Lavabonun Deliği

    Geçen yüzümü yıkıyordum, bi anda kafam karıştı. Lavabo deliği evrenin neresinde, hep sonlu düşünüyoruz, evreni kapsayan şey ne? Ama onu da kapsayan bir şey olmalı, yokluğun ortasında varlık nasıl vücûd bulabiliyor? Onu bırakta, dolmuşta ne kadar sıkışıp insanlara yer açarsan bi o kadar daha sıkışıyorsun, yer açtıkça şoför daha çok insan bindiriyor. Bu insanları örgütlemek şart ama nasıl?? Bence yanıt bekleyen en önemli soru bu.

     

    Arkadaş

    Dünyaca bilinen M&M’S şekerlemesini anlatmak için küçüklüğümüzde yediğimiz bonibondan yola çıkıp sanki hiç bilinmeyen birşeymişçesine tarife kalkışan arkadaşlarım var. Cahillik başa bela.

    Yaşlanınca

    Acaba yaşlandığımızda bizde böyle diyecek miyiz?

     

    Umudum, heyecanım bitmez pınardı bitti
    Gençliğim deli dolu esen rüzgardı gitti

     

    Neydi o sarhoşluklar? Dünyaya boş vermekler?
    O bir başka mevsimdi, bir ilkbahardı gitti.

     

    Tadı, rengi değişti birer birer her şeyin
    En mutlu, en doyulmaz yaşantılardı gitti

     

    Çektiler ellerini elimden sevgililer
    Bir zaman bu gönülde kimler yaşardı? Gitti.

     

    Hani hiç bitmeyecek sandığım güzellikler?
    Ne sevinçler, arzular ve neler vardı gitti.

     

    Kalakaldım ortada böyle ben param parça
    Her gelen yüreğimden bir şey kopardı gitti.

     

    Hey benim doymadığım deli fişek gençliğim!
    İçimde bir zamanlar bir kor yanardı bitti.

    Eğer

    Oldukça güzel;

     


     

    Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
    ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
    sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen; Devamını oku »

    Tanrıdan Dilerken

    Tanrıdan gururumu yok etmesini istedim.

    Tanrı ‘Hayır dedi, gurur benim yok edebileceğim bir şey değil, senin bırakabileceğin bir şeydir.’ dedi.

    Tanrıdan sakat çocuğumu iyileştirmesini istedim.

    Tanrı ‘Hayır dedi, onun ruhu sağlam, vücut o kadar önemli değil. O geçici bir şeydir.’ dedi.

    Tanrıdan bana sabır vermesini istedim.

    Tanrı ‘Hayır dedi, sabır büyük acılar çekilerek öğrenilebilecek bir şeydir. Sabır verilmez, hak edilir.’ dedi.

    Tanrıdan beni mutlu etmesini istedim.

    Tanrı, ‘Hayır dedi, Ben sadece nimetlerimi sunarım, mutlu olmak sana bağlı.’ dedi.

    Tanrıdan beni çektiğim acılardan kurtarmasını istedim.

    Tanrı ‘Hayır dedi, çektiğin acılar günlük kaygılarının önemsizliğini anlamanı, onlardan uzaklaşmanı ve bana daha çok yaklaşmanı sağlar.’ dedi.

    Tanrıdan ruhumu olgunlaştırmasını istedim.

    Tanrı ‘Hayır dedi, kendi kendine olgunlaşmalısın, ama meyvelerini alman için yardım edeceğimden emin olabilirsin.’ dedi.

    Tanrıdan hayatı sevmemi sağlayacak her şeyi istedim.

    Tanrı ‘Hayır dedi, Ben sana hayatı vereceğim. Böylece hayata dair her şeye ancak sen sahip olabilirsin.’ dedi.

    Ve ekledi: “Ruhu olgunlaşmamış bir kul Tanrıya hep ‘bana … ver’ ile biten dualar eder. Olgunlaşmış bir ruh ise ‘vermemi sağla’ diye bitirir dualarını …….”

     

    Kaynak: Steve Gooodier’in ‘Bir Dakika Hayatınızı Değiştirebilir’ adlı kitabı.

    Blogum ne alemde?

    Uzun zamandır faydalı birşeyler yazmadığımın farkına vardım. Şu blog tutma işi bir süre sonra gerçekten zorlaşıyormuş. Olsun yinede hiç yazmamaktansa arada birşeyler yazıp, yıllar sonra okumak zevk verebilir insana.

    Site istatistiklerini paylaşmak istedim sizlerle.

    Son 4 ayın istatistikleri burada:

    19 bin sayfa okunma ve yaklaşık 2 dakika sitede bulunma süresi beni memnun etti sanki. 10 eylül civarı bir patlama yaşanmıştı, sebebi facebookta bir video paylaşmam ve videoda bulunan oyunu bloguma koymam oldu. Sonrasında bıraktım öyle işleri, çünki işi biten çıkıp gidiyor. Şu blogu bir inceleyim düşüncesi taşımıyor. Aksine google search ten gelen ziyaretçi biraz daha fazla vakit geçiriyor sitede. Bu da güzel birşey tabi ki.

    Yılbaşı gecesi millet pc başında olmadığından olsa gerek, bir düşüş yaşadık :D Olur arada.

    Sitede 2. bir sayac mevcut. Bunuda google’dan hangi anahtar kelimelerle siteme gelmişler diye bakmak için kullanıyorum.

    • Bunun istatistiği ise şöyle:

    Şuana kadar 42 bin page view, fena değil :D

    • Google ‘da arama yapıpta siteme gelen ziyaretçilerin en çok kullandığı anahtar kelimeler:

    • En çok okunan 7 yazı ise böyle:

    Birinci sırada tabiki anasayfa var :D

    • En çok ziyaretçi gönderdiğim siteler bunlar:

    Turist

    Yarın saat 6 itibariyle evden çıkıyorum. Bu sefer ki durak amerika :) Akrabamın yanında 30-40 gün vakit geçireceğim. Newyork ‘a 1 saat uzaklıktalarmış. Bolca gezme fırsatı bulacağım etrafı, yaşasın.

    İlerleyen günlerde amerika vizesi almak konusunda detaylı bir yazı yazacağım (10 yıllık vize çaktım :D ) Takipte kalın, mucuk.

    Ruh

    Hiç olamadığım kadar duygusuzum. Dexter sana geliyorum.

    IKEA İş Görüşmesi :)

    Hangi blog’ta gördüğümü hatırlamıyorum, bilen hemen söylesin.

    İkea’da iş görüşmesi:


    Sivilce ve Roaccutane Etkisi :)

    \* Güncelleme: Okuyacağınız yazıyı yazın (2009-temmuz) yazmış bulunuyorum. Bir kaç yazıda oldugu gibi bunuda eski blogumdan aldım. İçerdiği bilgiler açısından tekrar yayınlamak istiyorum. İlacı bıraktığımın üzerinden yaklaşık 7 8 ay geçti. Herhangi bir sorunuz varsa yorum bırakabilirsiniz. Saygılar. *\

    İnternette yer alan sivilce ve roaccutane çöplügünde benimde payım olsun istedim. Herkesin merak ettigi onlarca soru var, bi kısmını cevaplayabilirsek ne mutlu : ) Sorun basit, insanlar sivilce problemi yaşıyor, tedavi yollarını arıyor, bulamıyor(*). Her kafadan bir ses. En iyisi hiç birini dinlememek olsa gerek. Yaklaşk 3-4 ay önce roaccutane ilacına başladım. Çok mutluyum ki internette hiç araştırma yapmadan bu ilacı kullanmaya başladım, çünkü çok fazla olumsuz yorum vardı. Ama pişmanmıyım? Yoo. Baştan söylüyorum; yazı biraz uzun olacak, sabretmelisin. Hiç yoktan en aşağıda benim notlarım var. Onları oku. Şimdi Biraz sivilce hakkında bilgi verelim:

    Akne Tedavi Edilebilen Bir Hastalıktır. Devamını oku »
    2 sayfadan 1. sayfa görüntüleniyor.12
    wait
    wait